2 Mart 2012 Cuma

Beni hayatının neresine koyacağını bilmiyosun.

Ohooo çok olmuş ben yazmayalı. Tabi keyfim yerindeydi falan. Neyse, kaçtı yeniden. Döndüm sahalara :D
Şu sıralar bir sen değilsin moralimi bozan, canımı sıkan. Sadece en çok sensin. Gerçi artık nasırlaştı mı ne, ağlayamıyorum bile. Bir de şöyle bir durum var; biz neyiz, ne olduk biz, ne yapacağız, hatun geri döndün mü, hayatım canım cicim derken tuhaf bir sürece soktun beni. Sonra bir görüştük, pat hepsini kestin. Allah seni kahretmesin geri zekalı. Benim de duygularım var. Ama senin kalbin yok, öyle de bir sorun var.
Bir sorun da şu ki, her ne kadar düşünmeden konuşmam ben desen de, ben henüz düşünerek konuştuğuna şahit olmadım. Sürekli kırıyorsun. Gülüyoruz ediyoruz ama her şakada bir gerçeklik payı vardır.
Şöyle ki bayım, güçsüz değilim. Yokken de yapabiliyorum. Ama sen varken daha bir eğlenceli her şey. Her şey daha renkli, her şey daha bir güzel.
Sen varken yemeklerin tadı daha güzel. Şarkılar daha melodik, şiirler daha anlamlı... Mesela sen varken daha bir huzurluyum, daha bir çekilir huylarım. Telefonum daha bir elimden düşmez belki ararsın diye. Sen varken keşkelerim yok. Sen yanımdayken dudaklarımdaki kıvrımlar var. Ellerin ellerimi ısıtmak için elimde, çikolata rengi gözlerinse içimi eritmek için gözlerimde.
Biliyorum, romantik şeyler ne sana göre ne bana göre. Ama bazen öyle romantik davranıyorsun ki, şaşırıyorum. Sonra parmaklarımı öpüyorsun tek tek, tırnaklarımla oynuyorsun.  O kalın dudakların dolaşıyor ellerimde böyle. Çenenle oynuyorum ben de.
Sen dizime yatıyorsun, ben saçlarınla oynuyorum. Ensenden huylanıyor, yapma diyorsun her seferinde hatta... Ama ben her seferinde oynuyorum.
Sadece sen varken üşüyüp yorganın altına sokuluyorum. Üşümem geçiyor da, böyle elin belimi sarıyor ya, o benim kelebeklerime can veriyor resmen. Hepsi çıkıyor kozalarından, uçuşuyorlar dört bir yana. Sonra tekrar titremeye başlıyor bacaklarım. Sen hep üşüdüğümden sanıyorsun ama heyecandan olduğunu bilmiyorsun. Çünkü salaksın. Sen sarıldıkça, daha çok titriyor vücudum, daha çok sokuluyorum sana. Ellerin sarıyor böyle bütün vücudumu. Isınıyorum. Ama sonrası yok işte. Burda bitiyor satırlarım. Tıpkı senin hevesinin de bitip gitmesi gibi...