26 Nisan 2012 Perşembe

Al birini, vur duvardan duvara. Salla diğerinin üstüne...

Hödükten sonra mola almışım yazmaya. Neyse artık tam gaz devam. Anlatacak ne çok şey var :D
Biz görüşmeyi kestikten sonra çok şıpsevdi oldum ben, anlatamam yani. Tutunacak dal arıyorum resmen.
Her neyse, bir kaç kişiye tutunmaya çalıştım ama dal kırılıp elimde kaldı anlayacağın gibi. :D
Dur ben anlatayım sırasıyla.
Bir kaç hafta önce bir olay oldu. Taş bir çocukla kavga ettim, bir şeyler duydum diye. Bir de çok takarım ben öyle şeyleri. Her neyse.
Sonra bunun kankasıyla konuşmaya başladık. Bana numarasını falan verdi, gayet muhabbet makara yani. Her neyse işte bir gece kavga ettik biz bununla, ben de daha mesaj falan atmadım. Öyle bitti gitti.
Ertesi gün işte arkadaşlarla takılıyoruz. Benim sürekli tatlı didişmeler yaşadığım bir sarı Çiyan var. O da orada. Ben bunun yanına oturdum. Yine başladık didişmeye. Masada da başka bir arkadaşım daha var. Bir de kız esmer. Ben sarı desen sarı değil, kumral desen kumral değil bir tonda takılıyorum. Kızın numarasını aldı! Ama ben nasıl bozuldum, gör yani... Tam o sırada bir "hortum" muhabbeti geçti, ona bozuldum falan dedim de, anlamadılar.
Kalktık işte gidiyoruz. O günde bariz taş gibiyim yani. Cidden güzeldim hani. İşte bu böyle gönlümü almaya çalışıyor falan. Ufak ufak yumuşuyorum ama çaktırmıyorum da. Sonra at muhabbeti geçti. Bizim okulun giriş katındaki kalmış sınıflardan bir çocuk bana "İzin verirsen, bir tur binebilir miyim?" demişti, arkadaşım onu anlattı. Çivan da atladı hemen "Ben bir turla yetinmem." diye. Tövbe ya, sanki bindi de turu kaldı. Ama nasıl utandım var ya, rengim falan gitti. Sonra yemek yemeye gittik beraber. bu böyle işte ben seni ilk karşılaştığımızda hiç sevmedim ama şimdi çok sevdim falan yapıyor. Yedik ben tuvalete gittim. Bir baktım yan taraftan biri "Ayşeee" diyor. Çiyan... "Efendim?" "Ben de geleyim mi?" "Oldu canım, atla da gel!" tövbe ya. Şebek bir de arsız arsız gülüyor. Kimse görmeden iki arada bir derede aşağıda kapıda öptü beni alnımdan. Ben bile görmedim düşün yani ne derece ani. :D Başka bir kafeye geçtik oturuyoruz, alttan biri ayağıma vuruyor. Başımı çeviriyorum, hala devam ediyor vurmaya. Çiyan'a bakıyorum, yukarı bakıp gülüyor. bacağımı çekiyorum tekrar vuruyor falan. Neyse güldüm geçtim.
Kalktık kafeden, bu beni kapıda yanına çağırdı. Gittim ben de. Ne dese beğenirsin?
"Bize gidelim mi?" Hayır belki yanlış anlamışımdır falan diye "Hı?" dedim, utanmadan tekrar etti "Bize gidelim mi?" Bir kaldım bir iki saniye. Sonra gözlerim kocaman oldu 'Seni yolarım!' dercesine "Napıcaz be sizde?!!" dedim. Sonra bu bir tribe bindi, yemin ediyorum ben hayatımda öyle tribe binmedim yani. :D O günü de bir şekilde bitirdik.
Ertesi gün arkadaşımla takılıyoruz yine. Çiyan'la falan karşılaştık, ayak üstü bir konuştuk. Bize geçicez artık bunaldık gezmekten. Tam bizim evin köşesinde o kavgalı olduğum çocukla, arkadaşlarımı gördük. Arkadaşlarım içmiş, bu da bunlara göz kulak oluyor garibim. :D Ama nasıl sevimli gör yani :D Noldu bunlara diyorum, gülmekten cevap veremiyor. Çünkü o sırada arkadaşım kanalizasyon boşluğuna düşüyor... Mal ya.
Neyse biz bunları aldık Burger King'te oturuyoruz. Muhabbet açıldı. İşte sen böyle dedin mi, ben demedim yok yapmadım, yok çağırmadım yok gitmedim cart curt. Birden konu kankasına geldi. Çocuk ne kolpa çıktı var ya, anlatamam. Neymiş, numarasını ben istemişim, ben mesaj atıyormuşum, ben buluşmak istiyormuşum, yavşıyormuşum falan. :D Dedim Allah seni kahretmesin :D
Açtım Facebook'ta bana numarasını verdiği mesajı gösterdim. Sonra da telefonda attığı mesajları. Tabi çocuk haklısın falan dedi. Ama bir sevimli gör yani. O gün boyunca üşüdü mü bilmiyorum ama montu benim üstümdeydi hani, üşüdüysen özür dilerim canım. :D
Sonra özür de diledi benden zaten. Dediyse de affettim.
Gel gelelim bugüne.
Bugün okul çıkışı Çiyan'la karşılaştık yine arkadaşlarla. Gittik yine aynı yere, yemek yiyor bunlar. Konu döndü dolaştı esmere sarışına geldi. Arkadaşım "Esmere tapılır..." diyince, "O zaman x'i çağır." dedim o geçen gün Çiyan'ın numarasını istediği arkadaşımı söyleyerek. Bu salak atladı kabak gibi "Aa evet çok sevdim ben onu, çok tatlı kız." diye. Attı tepem. En nefret ettiğim şeylerden biri; masada ben varken, ortamda olmayan başka kızlarla ilgilenen erkekten nefret ederim. 10 - 15 saniye içinde kalktım "Ben kaçar." diyerek arkama bile bakmadan çıktım oradan. Kız arkadaşım geldi peşimden işte. Erkek arkadaşım kaldı orada. Az önce öğrendim ki, bu şapşal ondan hoşlandığımı düşünmüş. Nasıl sinirlendim. Sana ne yani kalkıp gittiysem, ne hemen bir anlam çıkarıyorsun yani? :D
Bir kere ben sarışın sevmem. Baştan kaybediyorsun. Kusura bakma canım.
Ama hala sinirim geçmedi -_-