Şu an gözlerim dolu dolu yazıyorum bu yazıyı. Hayatımda kimi kaybettiysem şu salaklığım yüzünden kaybettim. Birini hayatıma alırken öyle sorgusuz, sualsiz kabulleniyorum, öyle sahipleniyorum ki sanırsın doğdum doğalı yanımda. Her zaman kaybediyorum.
Ben çok mutlu biriyimdir, öyle kolay kolay çok mutsuzum yaa triplerine falan da girmem. Ama çok sulugözümdür. Aşırı derece. Yani yakınlarım böyle gidince onların gidişine değil de, giderken bana söyledikleri o acı sözleri söylemelerine fırsat verişime oturur günlerce ağlarım. Gözlerim Joker kartındaki palyaço gibi aşağıya doğru simsiyah şerit halinde. Saçım başım dağılmış. Ağlıyorum. tutamıyorum kendimi. Neyim olduğunu da anlatmıyorum iki saattir.
Hayatımda 4 yakın arkadaşım var. Onların dışında da bir sürü bir sürü arkadaşım, yakın olduğum insanlar var. Bir çoğu benim salaklıklarımla dalga geçen embesiller. Hayır, ben sana sıcakkanlı davranınca sana yavşamış mı oluyorum? Yoo. O zaman defol git. Ya yakın arkadaşım olduğunu düşünen insan evladı, sen ki bana bi demediğin kelime kalmadı. Arkamdan konuştuğunu bildiğimi yüzüne söylediğimde sanki ben suçluymuşum gibi, nasıl da üste çıktın öyle!
İçimdeki saflığı, arkadaş canlısı insanı, sıcak kanlı kişiyi kimler öldürdüyse teşekkür ederim. Bundan sonra değil gülümsemek, somurtmam bile size. Yoksunuz siz, acizsiniz, bitmişsiniz. Siz bittiğiniz için, herkesi kendinizle çekmeye çalışıyorsunuz. Ama yok. Yok öyle bir şey. Rüyalarda bile yok. Şimdi sadece düşüşünüze gülümseyin. Siz düştüğünüzde, ben mutlu olucam. (:
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder