31 Ağustos 2012 Cuma

TOM DOĞDU, BEN ÖLEYİM.


Bu yazıya nasıl başlayacağımı hiç tasarlayamadım. Düşünemiyorum bugün. Çok basit bir şey gibi olabilir fakat benim bir takıntım var; aklımda, kalbimde, boynumda taşıdığım.
“Tom Kaulitz”
İlk dinlediğimde sanırım 11 yaşımdaydım, şaka gibi. Hala devam eden bir hastalık sanırım bendeki, bilmiyorum. Hayatımda mümkün olduğunca ondan az bahsediyorum ve pek anlatmıyorum. Paylaşmayı seven biri değilimdir ki Tom paylaşılacak biri gibi değil benim için. Hayatını sadece bir kere araştırdım. Doğum gününü, kardeşini, ailesini, grubunu… En sevdiği çizgi film karakterlerinden şapka koleksiyonuna, ayakkabı hastalığına ne bileyim kendine olan hayranlığına kadar her şeyi sadece bir gün araştırdım. Sonrası olmadı. Sonra sadece günlük yaptığı şeyleri takip etmeye başladım. Çaldığı şarkıları bile dinlerken onun çaldığını bilmek gözlerimi doldurur her zaman. Yaptığı işleri hoşuma gidiyor tabi ki, ama gitara olan aşkını hep kıskanmışımdır. Onun karakterini bilmeyip yargılayan bir ton insanla tartışmışlığım vardır. Ya da bir sürü çocuk çocuk işler yapmışımdır, hiçbir şey bilmiyorum şu an. (: Ne yazacağımı bile düşünemedim, düşünmeden yazıp duruyorum.
Zaten uzun uzun da yazmak istemiyorum, bugün Tom’un doğum günü işte. Aklımda her sene olduğu gibi ne yaptığını, kimlerle eğlendiğini düşünüyorum. Hayır yani bi gün beraber çalışıcaz,  gezicez, tozucaz, çocuk şu an benden bi haber…  Ey gidi Tom. Nyse sn mşqLsn qLiba dHa snRa qRüşRz .s..s
İyi ki varsın kütüğüm. Rastalarına öldüğüm ya.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder