Bu yazıya nasıl başlayacağımı hiç tasarlayamadım.
Düşünemiyorum bugün. Çok basit bir şey gibi olabilir fakat benim bir takıntım
var; aklımda, kalbimde, boynumda taşıdığım.
“Tom Kaulitz”
İlk dinlediğimde sanırım 11 yaşımdaydım, şaka gibi. Hala
devam eden bir hastalık sanırım bendeki, bilmiyorum. Hayatımda mümkün olduğunca
ondan az bahsediyorum ve pek anlatmıyorum. Paylaşmayı seven biri değilimdir ki
Tom paylaşılacak biri gibi değil benim için. Hayatını sadece bir kere
araştırdım. Doğum gününü, kardeşini, ailesini, grubunu… En sevdiği çizgi film
karakterlerinden şapka koleksiyonuna, ayakkabı hastalığına ne bileyim kendine
olan hayranlığına kadar her şeyi sadece bir gün araştırdım. Sonrası olmadı.
Sonra sadece günlük yaptığı şeyleri takip etmeye başladım. Çaldığı şarkıları
bile dinlerken onun çaldığını bilmek gözlerimi doldurur her zaman. Yaptığı
işleri hoşuma gidiyor tabi ki, ama gitara olan aşkını hep kıskanmışımdır. Onun
karakterini bilmeyip yargılayan bir ton insanla tartışmışlığım vardır. Ya da
bir sürü çocuk çocuk işler yapmışımdır, hiçbir şey bilmiyorum şu an. (: Ne
yazacağımı bile düşünemedim, düşünmeden yazıp duruyorum.
Zaten uzun uzun da yazmak istemiyorum, bugün Tom’un doğum
günü işte. Aklımda her sene olduğu gibi ne yaptığını, kimlerle eğlendiğini
düşünüyorum. Hayır yani bi gün beraber çalışıcaz, gezicez, tozucaz, çocuk şu an benden bi haber…
Ey gidi Tom. Nyse sn mşqLsn qLiba dHa
snRa qRüşRz .s..s
İyi ki varsın kütüğüm. Rastalarına öldüğüm ya.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder